penguin :]

- Buonanotte!
- İtalyanca öğrenicem ben kafaya koydum.
- Fotoğraf benim evimmiş meğersem. Beni oraya koysan yaşarmışım aslında ben.
- Bugün 17:00’da uyandım. Yarın da erken kalkmam lazım. Bakalım bugün nası uyiycam.
- Uykuyla birbirimizi çok seviyoruz aslında.
- Evlensek ya biz.
- Gece New York’ta 5 Minare’yi izledim. İzlemeyenler için spoilerlı özet veriyorum; ”Bana oglim deme haciey!” ”Ne dedi Acar? Söylesene! Ne diyo bu?!”
Yani şu kadar açık söyleyebilirim Fırat filmin sonunda bişeyi anladı,onu da yanlış anladı.
İzleyen de umarım benim kadar memnuniyetsizdir film konusunda. Bana biraz vakit kaybı gibi geldi… Yani sonu az çok anlamlıydı. O da belki Haluk Bilginer’in hatrına. Ama gerçekten sıkıcı bi filmdi. Sevmedim. - Ama aslında Haluk Bilginer insan değilmiş. Allah onu hepimize ”Yuh abi adamın suratına bak bu nası oyunculuk” dedirtmek için yollamış. İnsan değil,evet.
- Bi de Dustin Hoffman insan değil. O da aynı amaçla yollanmış.
- Bugün yine mutsuzum. Ben kesin depresyondayım ama çaktırmıyorum.
- Hani bazen artık böyle devam edemiyceğini anlarsın,vazgeçersin ya… Öyle oldu işte.
- Zarta zurta ağlıyorum. Bozdunuz yine ayarlarımı ya…
- Bugün Formspring’de yanlışlıkla ”Check out my new profile photo” diye bişey oldu. Ben yapmadım ama. Oldu öyle. Herkes mi ”…” diye cevap verir arkadaş ya! Hiç kimse de yok he şöyle bi fakiri sevindiriyim,güzel diyim falan… Ya da ne biliyim ”Yazık kıza eli kaymıştır,rezil olmasın siliyim ben şu soruyu” falan… Yok. Ayıptır ya. He,bi tek ağız tadıyla Merve rezil etti beni. O yüzden ona teşekkür ederim. Canım Merve!
- İçimdeki ergeni saklamak istiyorum. Yemini suyunu veriyorum sessiz sessiz oturuyo ama… Bunu söylemezsem de çatlarım; Francisco Lachowski dünyanın en güzel gülen adamı olabilir. Bana karşı gelmeyin ”Değil yeaaaa” diye,hepinizi utandırırım! Tıktık. Bu nası bişey ben hiç anlamadım… (Böyle büyülenmiş gibi izliyosun uzun zaman,ondan sonra bişey çıkıcak gibi oluyo,korkuyosun kapatıyosun. Tablo çok huzurlu çünkü.)
- Erkeklerden konu açmışken ne zamandır yazıcam bunu unutuyorum… Ya kızdan önce uyuyan erkek mi olur ya… Ne gıcık,ne pis bişey bu. Bütün kızlar buna kıl oluyo sevgili erkek followlarım. Haberiniz ola. Dünyanın en mantıksız şeyi. Uyuyakalmak falan… Yapmayın böyle şeyler nolur.
- Bugün yine yıllardır ‘yat geberlik’ yaptığımız yere gittik. Sahur da diyebiliriz. Üsküdar’ın meşhuuur Kanaat Lokantasına. Eskiden ne cici bi yerdi. Kabus gibi kalabalıktı. Bugün bi gittik bizden başka 4 masa daha var oturan… Şaşırdım. Ama canım halkım tabii ki yine haklı. Sebebini gelen hesaptan ve yemeklerin lezzetinden anlayabiliyoruz. Üzücü. Sahur yapıcak başka bi yer bulmalıyım kendime.
- Napalım bari bugünün şarkısı da Bob Dylan-One More Cup Of Coffee olsun. Adamın sesine öliyim.
- Ya okullar açılmasın… Cidden. Gerek yok yani. Sabah uyumalar falan,iyi böyle.
- Yukardaki fotoğraf benim evim aslında. Robert Downey aldı bana onu…
- Benim evim yani orası.
- Benim evim olsana sen. Orda oturiyim ben sürekli.
- Çok güzel dimi… Hüüü.
- Tamam sustum.
- Ama bari İtalyanca veda ediyim ki karizmatik olsun.
- Arrivederci :)

- Günaydın. İyi geceler. Selam. Bunu ne zaman okuyosanız duruma göre değişir işte.
- Yukarıdaki fotoğrafı Serenad‘cığım yolladı bugün bana. Düşünün o kadar iyi tanır ki beni ”Bence ikisini de yersin” dedi. Canım Serenad… Yemek değil ben bunu yutarım arkadaş. Bunu gördüğümden beri ”Allaaam nolur böyle bi çocuğum olsun!” diyorum. Bence dünyanın en sevimli fotoğrafı… Böyle salakça şeyler yazarak bu postu doldurabilirim çünkü çok sevimli.
- Serenad tanıdığım en güzel insanlardan biri. İçi güzel dışı güzel. İçine bayılırım,dışına kılım. İzmir’li ya ondan… İzmir’in kızları güzel diye,yoksa kızda bi numara yok yani,memleketten…
- Bu arada ben İstanbul’luyum.
- Annem de,babam da,dedem de,onun babası da. Hepimiz İstanbul’luyuz. Kurcalamayın daha fazla. Köken möken yok bizde.
- Burda bi sinek var. Maşallah ısırmıyo,vantuzluyo… Bayılıcam şimdi kaşınmaktan.
- ”Şeftalinin çekirdeeeni yeme,zehirli o!” diye büyüdük biz. Şimdi ne zaman şeftaliyi yemek için kessem ve o çekirdeğin içi açılsa hep kötü gözle bakarım ona. Hep korkarım böyle. ”Pislik,zehirlisin sen!” gibilerden. Ama hastalıklara iyi geliyomuş falanmış filanmış. İçinde siyanür olduğu doğru ama sanırsam.
- Her günümün bi şarkısı olmaya başladı; bugün de ”Ah Bu Ben” olsun. (Tıktık)
- Sabah ailecek biraz gergindik. Yoo,şuan sakin değiliz. Hala gerginiz.
- ”Canım” dünyanın en romantik kelimesi bence. ”Aşkım”ı falan sollar yani.
- ”Aşkım” romantik değil ki bi kere. Kadın köpeğine aşkım diyo,sonra sen gelip bana diyosun… Bi garip oluyo. Daha özel bişey olmalı bence.
- Özel bişey diyince de gidip ”Şukutopum,bal kaymağım,sakızlı dondurmam” falan denmeye başlıyo… O da,kötü yani…
- ”Canım” iyidir ya.
- Seğğğn beniii tanımazsıın,severim de söylemeeeğm.
- Bi an duygu patlaması yaşadım özür dilerim.
- Yanlış anlamaya meyilli insanların soyu tükensin. Bitsin yani.
- Şu sineği yakalarsam sülalesiyle ilgili güzel şakalar yapıcam.
- Bugün saçlarımı kestirmeye karar verdim. Yarım saniye sonra vazgeçtim. Napıcam bilmiyorum… Kestirirsem ‘heğğıııaa’ diye ağlıycağımı biliyorum. Biri bana engel olsun!
- Trip atan erkek dünyadaki en çirkin şey bence. Yapma arkadaşım,yapma canım,yapma balım.
- Bazen insanların üstüne gitmeyi seviyorum :) Böyle gıcık oluyolar falan… Ama aynı şeyi bana yapanları dövesim geliyo.
- Ağğh bu beeen kendiimiii nereleereee koşsaağğm.
- Ya bazen böyle tam paylaşıcağım şarkıyı sevmediğim biri paylaşıyo. Deliresim geliyo. Üzülüyorum,kırılıyorum falan. Kendi içimde çatışmalar.
- Bence çok yalnızım.
- Bence yalnızlığı bu kadar dert etmiyorum.
- Bence mutsuz ama mutluyum :)
- O zaman uyiyim. İyi sabahlar dileriiim.
hahaha,ücretsiz temalardaki ilk seçenek,redux :))

- Selam.
- Gökten üç elma düşm… Yok,bunu sonda söyliycektim yanlış oldu.
- Sayfayı 1 saat önce açtım ve hala adam akıllı bişey yazmadım.
- Sanırım anlatıcak çok şeyim var ona üşeniyorum. Ya da 2 gece önce 2 sayfalık bi yazı yazdım ondan sonra yazasım gelmiyo. Bilemiyorum işte ikisinden biri.
- Ne kadar ‘iki’li bi cümle oldu. Belki de kurduğum en ‘iki’li cümledir.
- Neyse. Sirius Black öldü biliyo musunuz… Yas tutuyorum hala. İçim yandı. Şeytan Bellatrix ya.
- O değil de Dumbledore da öldü. Harry çok yalnız bence.
- Sirius Black ölünce ağladım baya ama Dumbledore için aynı şeyi söyleyemem…
- Sanırım biraz filmlere ara vermeliyim. Kendi kendime büyü isimleri söylemeler falan inceden contayı yaktım ben. Ama dedim size 1 hafta bana yaklaşmayın diye…
- Ufak ufak depresyona giriyo olabilirim. Harry Potter izlemek dışında hiç bişey yapmıyorum,doğru düzgün pek kimseyle konuşmuyorum,ot gibi yazı yazıyorum,dışarı çıktığım zaten yok… Bilemedim ki şimdi ben.
- Bugün akşam yemeğim Mc Donald’s’tı… Yerken iyiydi ama kutuda durduğu gibi durmuyo tabi. Kalorileri görünce utançtan bayılıcam sandım. Kabus…
- Pişman olmayı sevmiyorum ama bazen de insanların pişman olup benle tekrar muhabbete girmeye çalışmalarını seviyorum. Böyle de hain bi insanım ben zaman zaman.
- Bazen affetmek çok zor.
- Bazen kırılmak çok iğrenç.
- Bugün Türkiye-Karadağ maçı vardı. Cenk Akyol’dan sorumlu devlet bakanıymışım gibi herkes Cenk’le ilgili çeşitli yorumlar yolladı bana. Kötü oynadı,kabul ediyorum. Üzüldüm,tamam.
- Fotoğrafı niye koydum bilmiyorum ama çok sevimli değil mi? İnsanın böyle ailesi olsa ”Hayat bana hayat,heyt!” kıvamında olur zaten. Böyle aile istemeyeni dövüyolarmış.
- Bellatrix Lestrange’i sevmiyorum dersem allah çarpar ben diyim. Çok sempatik bence. Saçlarını çok seviyorum,yapıcak bişey yok.
- Ama Sirius’u öldürdü :( Tamam,sustum…
- Erol Köse dünyanın en gereksiz insanı. Boşuna oksijen tüketimi… 2 tane ağaç kesmeyi engelliyceğimize,adamı ortadan kaldırsak hem oksijen payımız artar hem de gelecek nesilleri bi tehlikeden kurtarmış oluruz,diyorum.
- ”Çok kadın hiç kadındır oğlum yalnızlıktır sonu” dünyanın en güzel lafı bence. Çünkü çok doğru. Ben bunu bilir bunu söylerim,erkekler de bunu böyle bilsin.
- Doktorlar konulu tweetleri değil ”doktorlarla ilgili şaka yapanlara laf sokmalı tweetleri” yasaklayalım bence,bitsin yani. Durum bu.
- Dün Merve bana çok duygusal anlar yaşattı diyicem ama Merve’nin içi biraz fesat. O yüzden diyim ki zamanında her tırtı birlikte yaptığımız bi 5iz olayımız vardı. Onu hatırlattı,duygulandım. Onları özledim sanırım.
- Abim dün ilk kez canlı yayına katıldı. Ondan daha çok heyecanlıydım. Ne kadar salakça dimi? Yayın bittikten hemen sonra 4 telefon aynı anda çaldı. Aile şaşkın.
- Bazen diyorum ki keşke gitseydi… Belki daha kolay olurdu. Böyle çok zor.
- Annem Issız Adam izlerken kendini kaybetti. Bunu ayrı bi post yapmak istiyorum.
- Salı akşamı ”Kim Milyoner Olmak İster?” vardı televizyonda. Bi kız vardı… Söylediklerini duymaz olaydım. Önce sayısal okuduğunu söyledi ve eski parayı yeni paraya çeviremedi. Sonra da ”Ya şeeiiy,eaae,ben bi an rencide olamadım kusura bakmayağn” dedi… Rencide kısmını çözemedim ama orası konsantre sanırım. Yoğunlaşmak desen o da kabulümdü aslında.
- Perfect Sense vizyona giriyo bugün. Ne zaman gidip izlesem acaba… Ağlama olasılığım için tek başıma gitmeyi planlıyorum. Zaten aşk filmine abimi sürükleyebilme ihtimalim çok düşük.
- Ama Evan McGregor candır.
- Renkli pantolon erkeğe yakışmaz diyodum ama sanırım karar değiştirdim. Başta gayet katı bakıyodum duruma ama cidden yakışanı var. Bunu kabul etmeliyim :)
- Bazı şarkılar çok hain. ”Can evinden vurmak” bu olsa gerek. O da ne saçma tamlamadır. Ama böyle yani insanın ağzını yüzünü dağıtıyo iki sözle. Örnek veriyim mi. Sezen Aksu-Dört Günlük Bir Şey. Keşke bu kadar güzel anlatmasaydı düşündüklerimi… Ve keşke o ‘dört günlük şey’ gerçek olmasaydı. (Tıktık) Otur ağla işte.
- Son madde bu olsun. Özledim.
- Şimdi yazabilir miyim?
- Heh,zamanı gelmiş. Gökten üç elma düşmüş yuvarlanmış,herkes payına düşen elmayı almış.
- Sonraki postlarda görüşürüz kuzucuklarım. (Ben Adile Naşit kapanışı yapıyım istedim ama biraz Hilal Cebeci oldu bu… Üzüldüm buna.)
- Si ya. (See you demek istedi.)
Her sabah uyandığımda bir şeyler eksilecek.
| — | Ben artık mesafelere dayanabilecek kadar güçlü değilmişim. (via muskulpesentbirtavir) |

Sonunda tişörtüm geldi! Beklediğimden de güzel olmuş gerçekten. Tişörtün likralı olması dışında bi problem yok. O da benden kaynaklanıyor,göbeğimi eritirsem cillop gibi olacak anlayacağınız :)
Reklamımı yapayım; tıktık.
Gelmesi biraz uzun sürdü fakat değdi :) Erkeklerde 4XL,bayanlarda da 3XL’a kadar beden var. Likralı olduğu için tavsiyem bir beden büyük alın. Hatta bol giymeyi seviyorsanız iki beden büyük alın :)
Benim gibi zor beğenen cinsler için kesinlikle ideal. Bir kere istediğiniz modele,istediğiniz şeyi yaptırmış oluyorsunuz. Ben çok sevdim bu işi :)
Bundan sonraki tişörtüm de Amy Winehouse olacak sanırım. Şimdiden planlara başladım. Güle güle kullanayım,siz de yaptırın,siz de kullanın. We <3 Tish-o!
PS*: Abim de aynı yerden Rolling Stones’lu yaptırdı. Görünce dibim düştü… Benimkinden güzel olmuş ne yalan söyleyeyim. Kıskandım :)
![penguin :]](http://25.media.tumblr.com/tumblr_m3rbj7px2l1qmmbu0o1_500.png)
